27 Mayıs 2009 Çarşamba

Korkusal Eylemlerim ve Teleferik...

Gelelim teleferik maceramıza. Önceki yazımda da bahsettiğim gibi sergi için gittiğimizde tam da tepemizden geçen teleferikler dikkatimizi çekti. Her ne kadar ürkütücü gelse de, korksam da bugünlerde korkularımın üzerine gitmedeyim. Adrenalinimi zorlayıcı ne varsa denemedeyim. Nedeni de yükseklik korkum ve daha önce de hiç uçağa binmemiş olmamdır. Önümüzdeki yıl Allah nasip ederse eşimin görevinden dolayı yurtdışına gitme durumumuz var. Hem de uzun vadeli olarak.Tabii hal böyle olursa uçağa binmek de kaçınılmaz olacak ve ben şimdiden korkularımın üstesinden gelmek zorunluluğunu kendimde hissediyorum. Bunu gerçekleştirmeye çalıştığım gibi, üstesinden de geliyorum galiba. Sanıyorum bu da insanın korkularının üstüne gidebilmesi ile mümkün oluyor diyorum ama. Bu denemelerimi gerçekleştirirken de eşimin elini gayri ihtiyari sımsıkı tutuyorum. Eşim bu halime çok gülüyor. Korkudan sıktığımı biliyor.Kendisi daha önce çok bindiği için problem yok onun tarafında. Sonra derin derin nefes alıyorum. Kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. O an yukarıda ve yükselmekte olduğumu düşünmemeye çalışıyorum. Ne olacak benim bu halim bilmiyorum. Sizce de bu durumda ben uçağa binebilir miyim? İşte teleferiğe de bu nedenden dolayı binmek istedim. Sonuç Allah'tan başarılı. Şimdi de resimlerle anlatalım biraz da.
Resimler yine karışık yüklendi. Hareket ettiğimizde aynı korkuları yaşadım. Ama korkularımı söndürme eylemlerimi burada da uygulayınca işe yaradı. Sonra da etrafı seyrettim. Bu gibi durumlarda kızımı kucağıma almıyorum. Eşime veriyorum. Çünkü o an korku ile çocuğuma zarar veririm diye de korkuyorum açıkcası. Ama duruma alıştıktan sonra minik kızım kucağıma gelmek istedi. Alabildim kucağıma. Canım benim bizim korku üzerine yoğunlaştığımızın farkına vardı o da. Bana "anne ben uçaktan korkmuyorum" dedi. Uçağa bindik zannetti. Ona o kadar doğal geldi. Çok şeker yaaa!. irem'ciğim de biraz ürktü aslında. Ama bilemiyorum. Sanıyorum benden de etkileniyor çocuk doğal olarak.Yukarıdaki resimde yüksek tepelerin üzerinden geçtik.Çam ormanları gibiydi. Manzara harikaydı.
Cadde üzerinden geçtik. Alt tarafta arabalar, trafik düşünmek bile istemiyorum. Ama keyifliydi keyifli. Gerçekten denemeye değer.
Keçiören'i kuşbakışı havadan seyretme ve dolaşma imkanını yaşadık.Seyahetimiz gidiş-geliş 20 dakika sürdü.
Diğer teleferik kabinini de yanımızdan geçerken gürüntüledik. Bu arada seyahetimizin sonuna doğru bir şimşek çakmasına tanık olduk ve de hafiften kabinin camlarına yağmur damlaları düşmeye başladı. Seyahati tamamladıktan sonra inanılmaz derece de yağmur yağmaya ve Şimşekler çakmaya başladı. Arabayı uzağa park ettiğimiz için biraz yürüdükten sonra yürümemiz imkansızlaştı.Sığınacak yer aradık kendimize. O an işte "tam zamanında inmişiz teleferikten" dedim. Eğer yolculuk esnasında tutulmuş olsaydık o yağmura, çıldırırdım herhalde. Gerçekten facia olurdu benim için. Tam bir macera dedim ya. Çılgınlık bir nevi bana göre aslında.
Bu arada Fatma Ablalarda bizi merak etmişler. Onların kızı ve kardeşi de bizimle birlikteydiler. Telefon ettiler.Daha sonra mahsur kaldığımız yerden bizi aldılar. Sonra bizim arabanın olduğu yere gittik. Eşimde arabayı oradan aldıktan sonra hep beraber onların evine gittik. Bu arada o yağmurdan dolayı konserde, sergide iptal olmuş ve gezme işi ertesi güne kalmış. Bu arada Belediye Başkanı konuşmasını uzun tutmuş maalesef.
İnsanlar belediye başkanını dinlemede iken biz o kalabalığın üzerinden geçtik. Burası dönüş yolu.
Bu da teleferiğin başlangıç kısmı giderken.
Genel görünüm. Ankara'nın Keçiören semtinde bulunan bu gezintiye yolunuz düşerse "iştirak edin" derim. Bu arada yıllar önce de İzmir'de binmiştik. O zamanlar da eşim "manzara çok güzel bak, etrafı seyret" diyordu. Bense ayak uçlarımdan gözümü asla ayırmamıştım.
Ben, sanıyorum bu tür korkularımın üstesinden gelmeyi yavaş yavaş öğreniyorum.

14 yorum:

SMİLENA dedi ki...

mehtapçım tebrikler.bence eğer teleferiye bindiysen uçağa da binersin.ben 10 yaşındayken binmiştim ilk kez. okul gezisi için yurtdışına gitmiştik .o zamanlar hiç korkmadım.ondan sonrada 3 defa bindim ama şu anda bende çok korkuyorum.
sakinleştirici alırsın binmeden önce olur biter.
resimlere gelince harikalar.biz de uludağa da binmiştik .çok keyif almıştım.uçmak gibi bişey.
seni ve tatlı kızlarını çok öpüyorum.
bu arada çok merak ettim hangi ülke ye gideceğinizi?...

ayfersultan dedi ki...

SA.Canım benim korkman çok normal ama üzerine gidince korkunun gittiğini görünce gülümsersin bütün mesele bu RABBİM gecinden versin ölüm korkusu benim korkularımı yenmem ölüm, her yerde var ne zaman nerede bilmiyorum bu düşünce rahatlatıyor vede korkmadığını görüyorum RABBİM'e teslim olmak hepsi bu..zamanla alışıyoruz sağlık olsun sevgiler.A.E.O

ÇALIKUŞU-flame dedi ki...

ankaramı gördüm sayende... korkunu yenmene de sevindim..

sevgiler..

Mehtap dedi ki...

Sevgili Smilena senin deneyimin varmış.bende yükseklik korkusu olduğu için psikolojik olarak kendimi kasıyorum.her konu da azim yaptığım için bunda da yapıyorum hayırlısı bakalım canım.Bizde sizi çok öpüyoruz.Bu arada gideceğimiz ülke belli değil.Avrupa ülkelerinden biri de olurmuş, Amerika falan da.Kısmet olursa seneye mart-nisan gibi belli olacak sanıyorum.sevgilerimle.

Mehtap dedi ki...

A.S.Sevgili Ayfer Abla ölüm korkusu bende de var.benim korkumda ölmekten çok, Rabbimizin karşına kulluk görevlerimizi tamamlayamadan çıkmak.Allah gecinden versin diyorum ve Rabbim imanlı olarak ölmeyi nasip etsin.Sevgilerimle.

Mehtap dedi ki...

Çalıkuşu teşekkür ediyorum canım.seni de ben Ankara'da biliyorum.Benden de sana sevgiler canım.

Asuman dedi ki...

Canım ne güzel bir gezi olmuş,korkunun üstesinden gelmip teleferiğe binmen çok iyi olmuş.Benim eşimde uçaktan çok korkuyordu,biraz da kapalı yer korkusu vardı.Geçen sene dönem başında okul için Yunanistan'a gitti ve korkulacak birşeyin olmadığını hatta çok çabuk geçtiğini söylemişti.Bence sende atlatırsın canım:)

meleklerim ve ben dedi ki...

Ne güzel bir gezi olmuş Mehtapcım,korkularını yenmene sevindim.
Aslında bende yüksekten korkarım ama aynen senin gibi binerdim o teleferiğe yoksa içimde kalırdı.

kubra zeynep kara dedi ki...

anneannemlerde keçiörende bu resimleri görünce çok hoşuma gitti.
hergün önünden geçiyorum teleferiğin:))

Stil Direktörü dedi ki...

Valla şekerim o korku bende de vardı. Uludağda korkmuyorum ama başka yerlerde daha yüksekte korkuyorum. 4 sene önce Singapurda yendim inanılmaz yüksekti kolumdan aşağı ter boşaldı ama kas kızım yen bu korkunu dedim :) Yalnız böcek fobim hala var.

Mehtap dedi ki...

Sevgili Asucuğum, bende sanıyorum bu şekilde yeneceğim.hatta eşim kısa mesafeli bir yerlere gidebilsek iyi olur bile diyor.sevgiyle kal canım.çok öpüyorum seni.

Mehtap dedi ki...

Sevgili Dilekçiğim, gerçekten kuşbakışı seyretmek çok güzel.Sadece aklına halatların kopup da Allah korusun boşluğa düşebilirim diye korkuyu getirmeyip tadını çıkardığın sürece inan işe yarıyor.Ben de öyle yaptım canım.sevgiyle kal canım.

Mehtap dedi ki...

Sevgili zeynep, senin Ankara'da olduğunu bilmiyordum.Ne güzel.bende çok sevindim canım.sevgilerimle.

Mehtap dedi ki...

Sevgili stil direktörü ziyaretin ve değerli yorumun için teşekkür ediyorum.gerçekten de psikolojik değil mi?Beyinde bitiyor sanıyorum herşey.Ama inanın bu yazımı da burada yazmış olmak için yazmamıştım.ben bunu başarmışsam, ilerleme katedebiliyorum.Kendimi kasmamam ve rahat olmam gerektiğini öğrendiğim ve kendimde bu konuda ilerleme olduğunu sezdiğim için paylaşmak istedim.Çünkü yıllar önce İzmir'de bindiğim teleferik maceram bu kadar başarılı değildi.Birde zorunluluk doğarsa ne yaparım endişesi ile yenmeliyim bu durumu diye kendime telkinde bulunduğum için üstesinden gelmeye başladım sanıyorum.sevgilerimle.