4 Mayıs 2009 Pazartesi

Ev İşleri...

Hayatımız o kadar yoğun ve dolu dolu geçiyor ki, kendimizle ilgili olsun veya hayata dairlerim olsun anlatacak o kadar çok mevzu olsa bile fırsat bulamıyorum. Bu nedenle güncelerimizle ilgili veya düşüncelerimle ilgili konuları da geçmişe dönük yazmış oluyorum. Bazıları da arada kaynayıp gidiyor yazılamadan.

Şimdi resimlerle bunun alakasına gelince:
Geçen hafta kızlarımın odasına tam bir günümüzü ayırdık desem yeridir. Çok uğraştırdı. Çocuk odası denilen mekan sanki tek çocuklar için düşünülmüş. İkinci çocuğun eşyalarını zar zor yerleştirdik. Hala ben ve eşim şaşırıyoruz nasıl sığdırdık diye. Öncelikle iki yatağı mümkün değil, hiçbir şekilde yerleştiremiyorsunuz. Hem eninden, hem de boyundan bi on santimlik daha uzunluk olsa her şekilde yerleştirilecek ama...
Minik kızım doğduktan sonra İrem'in çocuk takımını odadan çıkarıp, özel ikisine de ait bir mekan haline getirmek istedik. Bunun içinde iki yatak olmalı, çalışma masası olmalı, kitaplık olmalı, gardrop olmalı ve İrem'ciğim tuvalet masası da istedi. Bu işi yapan mobilyacılar da bütün bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde ölçtüler, biçtiler. Yatak ancak ranza olur dediler. Başka türlü mümkün değil dediler. Ama benim de ranzo fobim var.Üste yatan alttakinin üzerine düşerse. Birde altta yatınca fena daral da geliyor insana. Bazı arkadaşlarımla konuştuğumda da "ne var ki, bizde ranzalarda büyüdük" dediler ama ben hakikaten alışık değilim. Ben tek kızdım ve iki erkek kardeşim bir odada, bende kendi odamda gençliğim geçti...
Odaya kapıdan bakıldığında sağ tarafta ranza, altta yavru yatakta da olsun istedim. Çünkü ranzayı kullanamayacağımı biliyordum. Solda da gardropları, yanında tuvalet masası, onun yanında da boydan boya kitaplık. O da kapı arkasına denk geliyordu. Ranzanın ayak kısmına kapının sağ tarafına da çalışma masası raflı oldu.Kapıdan bakıldığında boğucu bir eşya yığını ile karşı karşıya idim.Üstelik temizliği de ayrı bir eziyetti. Ranzanın altında küçük kızım yatıyordu, yavru yatakta da İrem. O da her akşam çekilmek zorunda kalıyordu, sabah tekrar yerine konması lazımdı. Yer açılması için. Ranzanın üstüne de eşyalarını, oyuncaklarını koyuyorlardı. Resmen çöplüğe dönüyordu üst, eline geçeni İrem'ciğim oraya atınca. Eşimde yukarıda İrem'in yatması konusunda ikna edemedi beni. "İçine sinmiyorsa alttan demir çubuklar attıralım. Sağlam ama içine sinsin diye" yok...yok... yok...Hiçbir şekilde ikna olmadım.
Neyse geçen hafta sonu eşim ranzayı ayıralım dedi. Üstten çıkmalıymış.

Ayırdık. Ancak bu şekilde karşılıklı oldu. Eğer olmasaydı da oturma odası iptal olacak ve kızlara ayrı ayrı oda olacaktı. Aslında eşime çok önceleri söylemiştim bu fikrimi. Biz salonda oturalım. Bize masrafı da olmaz. İrem'in önceki takımı da yeni. Deren onu kullanır. Okula başladığı zamanda sadece mobilyaya uygun bir çalışma masası yaptırırız demiştim. Çünkü onun yatağı da büyüktü. Normalde 14-15 yaşına kadar kullanabileceğini söylemişlerdi. Yatağın başlığı çıkmalı olduğu için, içine sadece boyuna göre yatak alınması gerekiyordu. İrem 7-8 yaşına kadar kullandı. Ama "eşim oturma odamızı ben çok seviyorum niye bozalım" dedi.

Neyse, Çalışma masasının üst raf kısmını da söktük. Bodruma indirdik. Cam önünde iki yatak arasında bayağı da bir kullanışlı bir çalışma masası oldu. En önemlisi artık duvarları görebildiğim için oda ferahladı. Boğucu, kasvetli havası yok oldu.Temizliği de kolay.
yalnız İrem'in yatağının ayak ucuna tuvalet masası geldi. Bu arada kapı iptal oldu. Kapıyı da akardion kapı yaptıracağız. Onun araştırmasına girdik. Bir iki yere baktık evimize yakın pratikerlerde. Ama içimize sinmedi. Daha fazla da vakit bulamadık. Önümüzdeki günlerde bakarız artık. Bu arada kitaplığımız da antreye kaydı. Odanın dışına çıktı.

Gardrop da Deren'in yatağının ayak ucuna denk geldi. Aradaki mesafeden kapıları da açılıyor Allah'tan. Yani kısacası ucu ucuna halloldu olay. Bizim durumumuzda olabilecek arkadaşlarım var ise fikir verir mi acaba diye anlatmak istedim.

Bu arada duvarlarına benim kızım genelde kendi yaptığı figürleri yapıştırır. Posterden daha çok kendi el emeği ile yaptıkları ile süslemeye meraklı annesi gibi, Canım Benim!..


14 yorum:

Banu Durgunlu dedi ki...

Uğraştırmış ama sonunda çok güzel olmuş prenseslerin odası...
Sevgiler:)

SMİLENA dedi ki...

mehtapçım benim de ranza alerjim var ya düşerse ya biri altta kalırsa.bizimkilerin odası epey büyük.bende bir ara değişiklik yapıcam.
odanız çok şeker .pembiş pembiş.erkek olunca biraz daha sade oluyor...
duvardakiler de harika...içinize de sinmiş .güle güle kullansınlar...
sizi çok çok öpüyorum

ÇALIKUŞU-flame dedi ki...

bence de ranzadan ziyade bu hali çok hoş gözüküyo ve çok şirin bir oda olmuş....

sevgiler..

Muhabbet Çiçeğim dedi ki...

Çok uğraşmış ve yorulmuşsunuz ama değmiş doğrusu . Çok güzel olmuş. Çok cici. Beğendim ben. Öptüm canım. Güle güle kullansınlar. Sevgiler.

meleklerim ve ben dedi ki...

Çok güzel olmuş Mehtapcım,benim kızlarda ranzada yatıyor aklım takılcak şimdi varmıymış öyle düşenler acaba ki?.

mehtap dedi ki...

Teşekkür ediyorum banucuğum.sevgiler benden de.

mehtap dedi ki...

Sevgili Semracığım, büyük odalar avantaj tabii.Ranza gerçekten odayı da boğuyor açıkçası ama çaresizlikten yaptırdık işte ve de kullanmadım zaten.Canım beğendiğine sevindim ama şimdi erkek çocukları içinde çok hoş şeyler var.Mesela mavi tonlar nasıl?ben de mavi takıntısı da var da.en sevdiğim renktir.teşekkür ediyorum canım beğendiğine sevindim.Bende sizi çok öpüyorum.sevgiler.

mehtap dedi ki...

Sevgili Çalıkuşu,
gerçekten bu hali bizi ferahlattı.Diğer hali çok kasvetliydi.Odanın üç cephesi de eşyalarla doluydu.Ön tarafı da zaten pencere.sevgiler canım.

mehtap dedi ki...

Sevgili çiçeğim gerçekten değdi.Beğendiğine sevindim canım.sevgiler.bende öpüyorum seni.

mehtap dedi ki...

sevgili Dilekçiğim,
canım benim evhamım,takıntım işte.Az çok tanıdıysan bu konuda evhamım had safhada.Ama ranza olayı beni görüntü olarak da rahatsız ediyor.İmkanın varsa sende ayır.Hem yataklarını düzeltmek daha kolay.Öbür türlü eziyet canım.sevgiler.çok öptüm.

şirinem dedi ki...

çokta şeker bir oda olmuş pembe pembe :) kızların pembe ve mor takıntısı neden acaba çok merak ediyorum yeni şekli ile odanızı güle güle kullanın arkadaşım

Cocukla Cocuk dedi ki...

Epey uğraştırmış sizi sonuçta içine sinmiş olduğunu anlıyorum ne güzel. Ben de yazlıkta ve üniversitede ranzada yatıyordum,alışığım sanırım. alttakini boğmasına katılıyorum kesinlikle, ben üstte yatardım hep. tek tek daha güzel olmuş. Güle güle kullansın kızlar.

mehtap dedi ki...

Sevgili Şirinem,
kızların takıntısı olduğu gibi annelerde de bir pembe takıntısı oluyor nedense.Ben bunu kırmak istediğim halde bir bakmışım çocuklara ne alırsam ya da beğenmişsem bir bakmışım yine pembe.Hay Allah bunu da pembe almışım derim hep kendime.
Teşekkür ediyorum canım.sevgilerimle.

mehtap dedi ki...

Sevgili çocukla çocuk,
Teşekkür ediyorum arkadaşım.
Alışık olmadığımdan sanıyorum beni evhamlandırdı.Ama böyle yataklarını düzeltmek de kolay.Kullanışlı ve de ferah olduğu için içimize sindi doğrusu.Sevgilerimle.