Bayramın iki gününü Kütahya'da geçirdik.Eşim doğma büyüme Kütahya'lıdır.Ben de Liseyi Kütahya Lisesinde okumuştum.Kütahya gerçekten güzel memlekettir.Kayınvalideler hala orada yaşıyorlar ve bizde her sene gideriz.Gittiğimizde de gezip eski günleri yad ediyoruz.Ancak bu sefer Sizlerle paylaşabilmek adına, Kütahya'yı tanıtmak adına daha detaylı bir gözlemledik ve bu sefer Kütahya gözümüze daha da bir güzel göründü.Zaten ekonomi yönünden fena sayılmaz.Çinileri ile ünlüdür biliyorsunuz.Fabrikaları ve birçok insana da iş istihdamı çok olan bir memeleketimizdir.Bu nedenle olsa gerek çok büyümüş ve gelişmiş geldi gözümüze.Yukarıdaki vazo Kütahya'nın merkezinde bulunur. Kütahya'yı ve Kütahya Çinilerini sembolize ediyor.
Kütahya tarihi, doğa güzelliğini ve modern şehirleşmeyi bir arada barındıran ve her kesimi büyüleyen bir kent bana göre.
Yukarıda görünen Kütahya'nın kuşbakışı görünüşü. Bu resim sadece bir bölümü.Bu resmi çekerken bulunduğumuz yerden Kütahya'nın dört köşesini görmek mümkün.Şehir günden güne büyüdüğü buradan o kadar net görünüyor ki.
Yukarıdaki resmi de oranın yerel yayınlanan dergilerinden birinden çektim.Oraya özgü yöresel kıyafetleridir.Düğünlerde,kına gecelerinde genç hanımlar düğüne bavullarla gelir, gece sonuna kadar birkaç tane bu yöresel kıyafetlerden giyerler ve her kızın çeyizinde bulunur bunlardan.
Bu bayramda Kütahya'da müzeleri ve tarihi yerleri de gezdik.Yukarıdaki Macar Konağından bir bölüm.Resimleri sıraya göre koyamamışım o nedenle resimlere göre anlatacağım.1840'lı yıllarda Macar Komutanı Lajos Kossuth Kütahya'ya gelmiş ve Kütahya'lıların konukseverliğinden memnun kalıp bir süre burada yaşamış ve bu evde kalmış.Bugünse burası müze haline getirilmiş.Konaktan bir bölüm.
Burası konakta Lajos Kossuth'un çalışma odası.
Burası selamlık diye adlandırılan bölüm.Ailesi ile kaldığı odası,yatak odası,çalışma odası bulunuyor.
Lajos Kossuth' un konağı ve bahçesi.Bahçesinde heykeli de bulunuyor.
Konağın girişinde bu büstü ve hayatını anlatan bu yazıt bulunuyor.
Şimdi gelelim çini müzesine.Fotoğraf makinamı almayı unutmuşum ve hepsini cep telefonundan çektiğim için kaliteli resimler olamadı ve birçok resmi buraya alırken yan,ters çıkıyor.Bende düzgün çıkanları ancak yayınlayabiliyorum ve o nedenle sıra takip edemedim.Kusura bakmayınız lütfen.
Kütahya Çinileri.Bazıları Oranın Çini sahipleri tarafından müzeye bağışlanmış eserleri.

Yine yeraltı kazılarında bulunmuş İznik Çinileri imiş.
Arkoloji müzesinde de Eskiçağlardaki insanların yaşantılarını yansıtan eserler yer alıyordu.
Eskiçağ insanların topraklardan yapmış olduğu bu kaplar, çanaklar, çömlekler de görülmeye değerdi doğrusu.
Bu eserler, hangi çağlarda o ilk insanlar neler yapmışlar, nasıl yaşamışlar,neler keşfetmişler,hayatlarını kolaylaştıracak şeyleri nasıl keşfetmişler ve ilkel şartlarda yaşantılarını kolaylaştırma çabalarını görebiliyoruz.
Çağ çağ gelişme göstermişler.Önce toprağı keşfetmişler.Topraktan birçok şeyler yapmışlar. Daha sonra madeni, bronzu bulmuşlar.Altını bulmuşlar.Öyle ki takılar,süs eşyaları bile çok ilginçti.
Altını bulduklarında yukarıdaki süs eşyaları,küpeler,kolyeler,bileklikler o kadar ilkeldi ki.

Güneş saati olarak yapılmış.
Mezar taşı.
Bayram nedeni ile kapalıydı.
Lisemiz.Kütahya Lisesi.Ne güzel günlerdi.
Adliye sarayı ve bütün cephesi çini ile süslenmiş.Kütahya'da birçok kurum, cami ve okul cephelerinde çini süslemesi görmek mümkün.
Tarihi evleri.Safranbolu evlerini andırıyor.Ahşap yapı bu evler.Genelde ara sokaklarda sıkça rastlıyoruz.
Kütahya'nın Döner Gazinosu.Biz içindeyken sürekli dönüyor ağır bir şekilde.İçinde döndüğünüzü hissetmiyorsunuz ama zaman zaman dışarı bakıldığında manzaranın değişmiş olduğunu farkediyorsunuz.Yalnız bayram nedeni ile bu sefer buraya da giremedik ve uzaktan görüntüleyebildik.
Gazinonun bulunduğu surlardan çekilmiş bir resim daha.Ayrıca burada duymuşsunuzdur.Dumlupınar Üniversitesi var.Şayet birgün çocuğunuz burada bir okul kazanacak olursa veya hayat sizi buralara sürüklerse hiç tereddüt etmemenizi öneririm.Haa! insanları nasıldır derseniz o konuda birşey söyleyemem.Çünkü bende pek tanımıyorum.Bundan on sene öncesi sadece kendi arkadaş çevremle sınırlı idim.Çok da iyiydik.Güzel günlerimiz geçmişti.













Yukarıdaki bluzümde sıradan bir bluzdu.Kullanımı çok rahattı.Göğüs bölümünden büzgülüydü.Ne yapabilirim diye düşünürken mağaza vitrinlerini son zamanlarda süsleyen boncuklu,pul payetli abiye elbise ve blüzlerden esinlenerek bende bluzüme böyle bir hareket kattım.Çok da şık oldu.Yapımına gelince, oda çok kolay.Görüldüğü gibi füme ve parlak kum boncuklar, boru boncuklar ve elips şeklinde pul payet aldım.Önce üstten başlayıp yatay bir şekilde; bir sıra kum boncuk işledim.Altına bir sıra boru boncuk işledim ve göğüs kısmını bu şekilde tamamladım.










Git Kendini Çok Sevdirmeden